21 Temmuz 2026 - Salı

Vatandaşın İlk Ahbabı Devlet Olmalı

Bora Tüfekli yazdı: Vatandaşın İlk Ahbabı Devlet Olmalı

Yazar - BORA TÜFEKLİ
Okuma Süresi: 3 dk.
BORA TÜFEKLİ

BORA TÜFEKLİ

bora_tufekli@hotmail.com - 05548730349
Google News

Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma ve ardından gelen tutuklamalar kamuoyunda hararetli bir tartışma başlattı. Kimileri Haluk Levent ve ekibine sahip çıkarken, kimileri de yıllardır dile getirdikleri şüphelerin haklı çıktığını savunuyor.

Oysa meseleyi kişiler üzerinden okumak, asıl tartışmayı gözden kaçırmamıza neden oluyor.

Eğer bir yardım kuruluşunda usulsüzlük, yolsuzluk veya bağışların amacı dışında kullanılması söz konusuysa, elbette bunun hesabı hukuk önünde sorulmalıdır. Bu konuda hiç kimseye ayrıcalık tanınamaz. Sanatçı olması, toplumda sevilen bir isim olması ya da geçmişte yaptığı faydalı çalışmalar, hiç kimseyi denetimden muaf kılmaz. 

Ama bugün asıl sormamız gereken soru şu:

Neden milyonlarca insanın yardımına ihtiyaç duyduğu her olayda gözler önce gönüllü kuruluşlara çevriliyor?

Bir deprem olduğunda neden insanlar devlet kurumlarından önce yardım derneklerinin hesaplarını arıyor? Bir çocuğun yaşam hakkı neden sosyal medyada açılan bağış kampanyalarının başarısına bağlı hale geliyor? Yangında evini kaybeden, selde malını mülkünü yitiren vatandaş neden önce bir yardım kuruluşunun yada sosyal medya fenomenlerinin kapısını çalmak zorunda kalıyor?

Çünkü yıllardır farkında olmadan çok tehlikeli bir anlayışa alıştık.

Sosyal devletin çözmesi gereken sorunları, gönüllülüğün ve bağışların alanına bıraktık.

Oysa çağdaş bir devlette vatandaşın temel ihtiyaçları yardım kampanyalarıyla karşılanmaz. Sağlık hakkı bağışa bağlı olmaz. Afet sonrası barınma, gıda ve güvenlik gönüllülerin insafına terk edilmez. Bunlar devletin asli sorumluluklarıdır.

Elbette yardım kuruluşları gereklidir. Afet anlarında hızlı hareket edebilir, dayanışmayı büyütebilir. Ancak onların görevi sosyal devletin yerini almak değil, gerektiğinde onu tamamlamaktır.

Bu nedenle Ahbap soruşturması üzerinden yürüyen tartışma sadece Ahbap'la sınırlı kalmamalıdır.

Dünya görüşü ne olursa olsun...

İktidara yakın ya da muhalefete yakın olması fark etmeksizin...

Dini vakıf, dernek, platform veya yardım kuruluşu ayrımı yapılmaksızın...

Kamu adına para toplayan herkes aynı şeffaflık standartlarına tabi olmalıdır.

Toplumun güveni ancak böyle sağlanabilir.

Aksi halde denetim, hukuki bir mekanizma olmaktan çıkar; siyasi veya ideolojik bir silaha dönüşür.

Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey ne yardım kuruluşlarına körü körüne hayranlık duymak ne de onları peşinen suçlu ilan etmektir.

İhtiyaç duyduğumuz şey, güçlü bir sosyal devlet ve güçlü bir denetim sistemidir.

Çünkü vatandaşın yaşam hakkı bağış kampanyalarına, sosyal medya fenomenlerine veya yardım gecelerine bağlı olmamalıdır.

Dayanışma güzeldir.

Gönüllülük değerlidir.

Ama bir toplumun geleceği, vicdan kampanyalarına değil, kamusal güvencelere dayanmalıdır.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.