Vatansız solculuk olur mu?

Bora Tüfekli, ODTÜ'de yaşanan olayları yazdı: "Vatansız solculuk olur mu?" / "...Ve en önemlisi; bu ülkenin gençliği, kendisini milletinden koparmaya çalışanlara rağmen hâlâ elinde bayrağıyla yürüyor. Asıl umut da orada duruyor..."

Gündem Yayın: 08 Mayıs 2026 - Cuma - Güncelleme: 08.05.2026 15:21:00
Editör -
Okuma Süresi: 4 dk.
Google News

Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim, 

akar suyun,  meyve çağında ağacın,  serpilip gelişen hayatın düşmanı. 

Çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına: 

- çürüyen diş, dökülen et -, 

bir daha geri dönmemek üzre yıkılıp gidecekler.”
 

Nazım Hikmet bu dizeleri işçi sınıfı için yazmıştı... Burjuvaziyi tarif eden naifliği, vatansızlığı tarif etmek için de kullanalım...

Bugün Türkiye’de bazı çevreler, solculuğu kendi milletine yabancılaşmak sanıyor. Oysa bu topraklarda sol düşüncenin mayası, bağımsızlık fikriyle yoğrulmuştur.

Anti-emperyalizm olmadan solculuk olmaz. Solculuğun elifbası budur. Çünkü bu ülkenin sol geleneği, mandaya değil tam bağımsızlığa yaslanır.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi mezuniyet törenlerinde Türk bayrağı taşıyan gençlere yönelik saldırılar işte bu yüzden yalnızca bir “öğrenci olayı” değildir.

Mesele çok daha derindir. Türk bayrağından rahatsız olan bir anlayışın kendisini “sol” diye tanıtması, bu ülkenin siyasal hafızasına da tarihine de hakarettir.

Çünkü bayraktan rahatsız olanların anti-emperyalizmle bir bağı olamaz. Bayrak dediğiniz şey yalnızca bir kumaş parçası değildir; bir milletin bağımsızlık iradesidir. Emperyalizmin ilk hedef aldığı şey de tam olarak budur: milli bilinç.

Yıllar önce Avrupa Birliği Türkiye Temsilcisi olarak görev yapan Karen Fogg hakkında ortaya çıkan tartışmalar boşuna yaşanmadı. Türkiye’nin genç kuşaklarını milli kimlikten uzaklaştırmaya yönelik projeler, yıllardır farklı ambalajlarla önümüze konuyor. Çünkü işgaller artık tankla tüfekle başlamıyor. İşgal önce zihinlerde başlıyor. Gençliğin zihnini teslim aldığınız gün, memleketin geleceğini de teslim almış oluyorsunuz.

Bugün bazı çevreler Deniz Gezmiş’i, Yusuf Aslan’ı, Hüseyin İnan’ı anarken gözyaşı döküyor. Ama aynı insanlar, onların “Tam Bağımsız Türkiye” diyerek yürüdüğünü görmezden geliyor. Samsun’dan Ankara’ya yapılan o yürüyüşlerde en önde Türk bayrağı taşındığını unutuyorlar. Mustafa Kemal Atatürk posterleriyle yürüdüklerini hatırlamak istemiyorlar.

Elbette biliyorlar. Ama dillerine almak istemiyorlar. Çünkü onların derdi emperyalizmle değil; bu memleketin ortak değerleriyle. Türk bayrağıyla, milli kimlikle, cumhuriyet fikriyle.

Oysa bu ülkenin gerçek sol damarında vatan sevgisi vardır. Kuvayı Milliye ruhu vardır. Emek mücadelesi ile bağımsızlık mücadelesini birbirinden ayırmayan bir anlayış vardır. Bu yüzden Türkiye’de ulusalcılık ile anti-emperyalist sol düşünce tarih boyunca birbirine uzak değil, iç içe olmuştur.

İdeolojiler farklı olabilir. Dünya görüşleri çatışabilir. İnsanlar sağcı olur, solcu olur, liberal olur, muhafazakâr olur. Ama bayrak ortak değerdir. Vatan ortak değerdir. Hele ki emperyalizmin Ortadoğu’yu etnik fay hatlarıyla parçalamaya çalıştığı bir dönemde, Türk bayrağına saldırmayı “özgürlük” diye pazarlamak kimseyi ilerici yapmaz.

Bu nedenle ODTÜ’de Türk bayrağı taşıyan gençlere yönelik saldırıların arkasına kimse “solculuk” kisvesi giydirmesin. Çünkü komik oluyor.

Ve en önemlisi; bu ülkenin gençliği, kendisini milletinden koparmaya çalışanlara rağmen hâlâ elinde bayrağıyla yürüyor. Asıl umut da orada duruyor.


 

 

Video
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.