“Türkiye çocuk istiyorsa, önce aileye güven vermelidir”
İYİ Parti Isparta Kadın ve Aile Politikaları Sorumlu Başkan Yardımcısı Ayşegül Gürdal, Türkiye’nin nüfus yapısındaki değişime dikkat çekerek aile kurmayı kolaylaştıracak ekonomik ve sosyal politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

İYİ Parti Isparta Kadın ve Aile Politikaları Sorumlu Başkan Yardımcısı Ayşegül Gürdal, Türkiye’nin nüfus geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürdal, nüfus meselesinin yalnızca doğum oranları üzerinden ele alınmaması gerektiğini belirterek, aile kurmayı planlayan vatandaşların ekonomik koşulların yanı sıra çocuklarının geleceğini de düşündüğünü ifade etti.
Gürdal, “İnsanlar neden aile kurmayı ve çocuk sahibi olmayı her geçen gün daha fazla erteliyor?” sorusunun gündeme alınması gerektiğini söyledi. Türkiye’de aile kurmanın ve çocuk sahibi olmanın güven içerisinde planlanabileceği şartların oluşturulması gerektiğini savundu.
“DÖRT RAKAM AKLIMIZDA KALMALI”
Türkiye’nin demografik yapısına ilişkin resmi verilere dikkat çeken Gürdal, 2025 yılında 895 bin 374 bebeğin dünyaya geldiğini ve toplam doğurganlık hızının 1,42’ye gerilediğini belirtti. Gürdal ayrıca 65 yaş ve üzeri nüfusun 9 milyon 583 bin kişiye ulaştığını ifade etti.
Gürdal konuşmasında 1,42, 895 bin 374, 9 milyon 583 bin ve 76,8 milyon rakamlarına dikkat çekti.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da 2026-2035 dönemini kapsayan “Aile ve Nüfus On Yılı” kapsamında doğurganlık hızındaki değişim, nüfusun yaş ve coğrafi dağılımı, evlenme-boşanma oranları ve hanehalkı yapısı gibi göstergelerin takip edileceğini açıklıyor.
Gürdal, nüfus politikasının yalnızca demografiyle sınırlı olmadığını belirterek bunun ekonomi, sosyal devlet, istihdam ve aile politikalarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“AİLE KURMAK KOLAYLAŞTI MI?”
Gürdal, yüksek konut maliyetleri, hayat pahalılığı, gelir belirsizliği, çocuk bakım giderleri ve kreş ihtiyacının ailelerin kararlarını etkileyebildiğini ifade etti.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından 2025’in “Aile Yılı”, 2026-2035 döneminin ise “Aile ve Nüfus On Yılı” olarak yürütüldüğü belirtiliyor. Bakanlığın yayımladığı vizyon belgesinde aile yapısının güçlendirilmesi, evliliğin teşvik edilmesi, doğurganlık hızının artırılması, gençlerin nitelikli yetiştirilmesi ve yaşlı refahının sağlanması gibi başlıklar stratejik öncelikler arasında yer alıyor.
Gürdal ise bu kapsamda yürütülen politikaların sonuçlarının ailelerin günlük yaşamındaki değişim üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
“Aile Yılı ilan edildi. Ardından Aile ve Nüfus On Yılı başlatıldı. Peki sonuç ne?” diye soran Gürdal; aile kurmanın kolaylaşıp kolaylaşmadığı, çocuk yetiştirmenin mali yükünün hafifleyip hafiflemediği, kreş hizmetlerine erişimin artıp artmadığı ve kadınların çalışma hayatı ile anneliği birlikte sürdürebilmeleri için yeni imkânlar oluşturulup oluşturulmadığının sorgulanması gerektiğini söyledi.
“ÇOCUK SAHİBİ OLMAYI GÜVENLİ HALE GETİRMELİYİZ”
Gürdal, İYİ Parti olarak nüfus geleceğine ilişkin önerilerini de sıraladı. İlk olarak genç aileler için erişilebilir konut modellerinin yaygınlaştırılması ve aile odaklı sosyal desteklerin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
İkinci olarak kreş hizmetlerinin yaygınlaştırılması, çocuk bakımına erişimin kolaylaştırılması ve yaşlı ile engelli bakım hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Çalışan anne ve babaları destekleyen çalışma modellerinin geliştirilmesi gerektiğini söyleyen Gürdal, esnek çalışma modellerinin ve ebeveyn izinlerinin güçlendirilmesini önerdi. Gürdal, kadınların annelik ile meslek arasında seçim yapmak zorunda kalmayacağı bir çalışma hayatının hedeflenmesi gerektiğini dile getirdi.
Gürdal ayrıca çocukların yalnızca fiziksel güvenliğinin değil, şiddet, bağımlılık ve dijital dünyanın risklerine karşı korunmasının da sosyal politikaların bir parçası olması gerektiğini söyledi.
“TÜRKİYE ÇOCUK İSTİYORSA ÖNCE AİLEYE GÜVEN VERMELİDİR”
Nüfus politikasının yalnızca doğumla başlamadığını belirten Gürdal, doğumdan yaşlılığa kadar uzanan güçlü bir sosyal devlet anlayışının önemine dikkat çekti.
Gürdal, “Türkiye aile kurmayı kolaylaştırmadan, nüfus sorununu çözemez. Türkiye çocuk sahibi olmayı güvence altına almadan, demografik geleceğini güvence altına alamaz” dedi.
Gürdal konuşmasını, “Türkiye çocuk istiyorsa, önce aileye güven vermelidir. Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla slogan değil; daha güçlü bir sosyal devlet, daha güçlü aileler ve geleceğine güvenen bir toplumdur” sözleriyle tamamladı.









