Kentin Suyu Kime Ait? Coca-Cola’ya Verilen İzin Isparta’da Tartışma Yarattı
Coca-Cola’nın Isparta’daki fabrikasına verilen kapasite artışı izni, kentin derinleşen su kriziyle birlikte kamuoyunda ciddi bir tartışmayı beraberinde getirdi.

Coca-Cola’nın Isparta’daki fabrikasına verilen kapasite artışı izni, kentin derinleşen su kriziyle birlikte kamuoyunda ciddi bir tartışmayı beraberinde getirdi. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) kapsamında onaylanan kapasite artışı, “su kamusal bir hak mı, yoksa ticari bir girdi mi?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Coca-Cola İçecek AŞ’nin Isparta’daki tesisine yönelik alınan karar, kısa sürede siyasetin merkezine oturdu. CHP, AK Parti, İYİ Parti ve Demokrat Parti’den peş peşe gelen açıklamalar, su yönetimi, kamu yararı ve şirketlerin doğal kaynak kullanımı konularında farklı bakış açılarını ortaya koydu.
Muhalefet partileri, kentin içme suyu ve tarımsal sulama sorunları yaşadığı bir dönemde verilen kapasite artışı izninin kamu vicdanını yaraladığını savunurken; iktidar cephesinden yapılan açıklamalarda ise yasal süreçlere ve yatırım–istihdam dengelerine dikkat çekildi.
Tartışmalar yalnızca siyasi düzlemle sınırlı kalmadı. Uzmanlar ve çevre duyarlılığı yüksek yurttaşlar, artan su tüketimi iddialarının şeffaf biçimde açıklanması gerektiğini vurgularken, su kaynaklarının uzun vadeli korunmasına yönelik planlamaların yetersizliğini gündeme getirdi.
Bu dosya haberde;
-
Coca-Cola’nın Isparta’daki kapasite artışı süreci
-
Su tüketimine ilişkin iddialar
-
Siyasi partilerin konuya dair açıklamaları
-
Su krizi, kamu yararı ve şirketler arasındaki denge
tüm yönleriyle ele alındı.
Isparta’da yaşanan bu tartışma, yalnızca bir fabrikanın kapasite artışını değil, suyun kime ait olduğu ve nasıl yönetilmesi gerektiği sorusunu da yeniden masaya yatırdı.









